semboltatilsitesi

DEĞİŞEN TEBLİGAT KANUNU

DEĞİŞEN TEBLİGAT KANUNU
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun belirli maddelerinde 4826 nolu kanun ile yapılmış ve de 19.03.2003 tarihinde kabul edilmiş , özellikle de usul ekonomisi açısından yargılamaya hız kazandıran değişiklikler ve de bunlara ilişkin değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.
                            Tebligat Yasası’nın 6. Maddesinin ilk fıkrasında yapılan değişiklik ile tebliğ evrakının ziyaa uğraması hallerinde farklılık yapmak suretiyle, PTT memurlarının kusur veya ihmali gibi şartlar metinden çıkartılarak, yalnızca zorunlu haller dışındaki herhangi bir sebeple tebliğ evrakının zarar görmesi durumunu, bundan doğan masrafların taahhütlü tebligata dair hükümlerce karşılanması için yeterli görmüştür.

                            Tebliğ evrakının zıyaı halinde masraflar: Madde 6 - PTT İşletmesi mücbir haller dışında her hangi bir sebeple zıyaa uğrıyan tebliğ evrakının yeniden tanzim ve tebliği için gerekli masraflar, Posta Kanununun taahhütlü müraselata mütaallik hükümlerine göre ödenir. Telgraf servisinde zıya veya gecikme vukuunda Telgraf ve Telefon Kanunu hükümleri tatbik olunur.  

                            Tebligat Yasası’nın Aile efradına veya hizmetçiye tebligat başlıklı 16.maddesi, Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat başlığı ile birlikte aşağıdaki gibi bir değişime uğramıştır.

                            Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat: Madde 16 - Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.

                            Yasanın 16.maddede yaptığı değişiklikle birlikte, bundan böyle kendisine tebligat yapılacak şahısın adresinde bulunmaması halinde, tebligatın yapılabileceği şahıslardaki sınırlama kaldırılıp, aile efradı şartı aranmaksızın, o konutta oturan herhangi bir kimseye de tebligat yapılabilecek, bu kimse aile efradından olmadığı gerekçesiyle tebliğ memuru tebliğden veya bu şahıs da tebellüğden imtina edemeyecektir.

                            Tebligat Yasası’nın Belli bir yerde veya evde meslek ve sanat icrası başlıklı 17.maddesinde de, özellikle meslek veya sanatını evde icra edenlerin memur ve yardımcılarından birinin bulunmaması halinde kendisine tebligat yapılacak olan şahıslardaki sınırlama kalkmış, bir önceki maddede olduğu gibi o kişinin hizmetçilerinden biri yanında aynı konutta oturan kişilere de tebligat yapılır hale getirilmiştir.

                            Belli bir yerde veya evde meslek ve sanat icrası: Madde 17 - Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.

                            Tebligat Yasası’nın Muhattabın muvakkaten başka yere gitmesi başlıklı 20.maddesi, tebligatın 13,14,16,17 ve de 18.maddeye göre sırasıyla tüzel kişilerin memur veya müsdahdemleri, askeri şahıslarda kıta kumandanı ve müessese amiri, aynı konutta oturan kişiler veya hizmetçilerinden biri,otel hastane okul fabrika gibi yerlerde kısım amirlerine yapıldığı durumlarda bu şahısların kendisine tebligat yapılacak şahsın geçici olarak başka yere gittiğine dair beyanlarının altına ad ve soyadları yazılmakla yeterli olup, artık hüviyetlerinini(kimlik bilgilerinin) yazımı yoluna gidilmeyecektir.

                            Değişiklik öncesi, özellikle kendisine tebligat yapılacak kişinin başka yere gittiği veya belli bir yerde veya evde meslek ve sanat icra eden şahıslardan memur ve müsdahdemi bulunmayanlara yapılacak tebligatları almaya yetkili kişilerde aile efradından biri olma şartı aranmakta olduğundan, bununla birlikte bu şahısların kimlik bilgilerinin de istenmesi değişiklik öncesi bir ihtiyaçken, değişiklikle birlikte bu zorunluluğa da gerek kalmamıştır. Bundan böyle tebligatı o konutta oturan herhangi biri alabileceğinden, o şahsın isim ve soyadı yeterli olacaktır.

                            Yine aynı maddenin son cümlesinde, sözkonusu tebligatın yasanın 13,14,16,17 ve de 18.maddeye göre yapıldığı durumlarda tebliğin; tebliğ evrakının 13,14,16,17 ve de 18.maddede yazılı şahıslara verildiği tarihte ve de şayet ihbarnamenin kapıya yapıştırılması suretiyle tebliğ yoluna gidilmişse tebliğin, bu yapıştırma tarihinden itibaren 15 gün sonra yapılmış sayılacağı yönünde bir değişiklik daha yapılmıştır.

                            Süre yönünden yapılmış olan bu değişikliğin, yalnızca, kapıya yapıştırılan ilamlarla sınırlı tutulup, diğer aynı konutta oturan kişilerde uygulanmamış oluşu, kanımızca bu maddedeki değişiklikle hedeflenen amaca tam olarak ulaşmamıştır. 

                            Muhatabın muvakkaten başka yere gitmesi: Madde 20 - (Değişik: 6/6/1985 - 3220/6 md.) 13, 14, 16, 17 ve 18 inci maddelerde yazılı şahıslar, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtirlerse; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadı tebliğ mazbatasına yazılarak altı beyan yapan tarafından imzalanır ve tebliğ memuru tebliğ evrakını bu kişilere verir. Bu kişiler tebliğ evrakını kabule mecburdurlar.

                            Kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse, beyanını imzadan imtina ederse, tebliğ eden bu beyanı şerh ve imza eder. Bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde tebligat, 21 inci maddeye göre yapılır.

                            Bu maddeye göre yapılacak tebligatlarda tebliğ,tebliğ evrakının 13,14,16,17 ve 18 inci maddelerde yazılı kişilere verildiği tarihte veya ihbarname kapıya yapıştırılmışsa bu tarihten itibaren 15 gün sonra yapılmış sayılır.

                            Yasa yaptığı değişikliklerle tebligat işlemlerinde karşılaşılan bir takım güçlükleri gidermekle birlikte, 20.madde ile 21.maddede oluşan çelişik durumu gözardı etmiştir. 20.maddenin son fıkrasında yapılan değişiklikle ihbarnamelerin kapıya yapıştırıldığı durumlarda, tebligatın, kapıya yapıştırma tarihinden itibaren 15 gün sonra yapılmış sayılacağı düzenlenmekle birlikte, tebliğ imkansızlığının veya tebellüğden imtinanın sözkonusu olması halinde ihbarnamenin kapıya yapıştırılmasının gündeme geldiği durumu düzenleyen 21.madde, bu değişiklikle uyum içerisinde bulunmamaktadır. Çünkü, 21.maddenin son fıkrasındaki, ihbarnamelerin kapıya yapıştırıldığı durumlarda, kapıya yapıştırma tarihinin tebliğ tarihi sayılacağı yönündeki düzenleme, iş bu değişiklik esnasında sanıyoruz ki kanun koyucu tarafından gözardı edilmiştir. 20.madde ile yapıştırma tarihinden itibaren 15 gün sonra tebligatın yapılmış sayılması yönündeki değişiklik kanımızca zımnen 21.maddenin son fıkrasını değiştirmiştir.  

                            Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yerine yapılabilecek kişilerin bulunmaması halinde veya bu  kişilerin tebellüğden imtina ettikleri durumlarda, yapılan değişiklikle birlikte artık tebliğ memuru tebliğ evrakını zabıta amir veya memuruna değil,  zabıta amir ve memuruna imza mukabilinde teslim edecektir.

                            Maddeye eklenen son bir fıkra ile kendilerine evrak teslim edilen şahıslar bu evrakı kabule zorunlu kılınmışlardır. Böylelikle, sırf anlamsız ve de keyfi sebeplerle tebligatın bir türlü yapılamaması gibi dava ve işlemlerdeki eksikliklerin giderilip, gereksiz zaman kaybının önüne geçilmiş bulunmaktadır.      

                            Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina:Madde 21 - (Değişik: 6/6/1985 - 3220/7 md.) Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memuruna imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir.

İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.

                            Muhtar, ihtiyar heyeti azaları,zabıta amir ve memurları yukarıdaki fıkra uyarınca kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecburdurlar.

                            Yasanın yaptığı değişikliklerden biri de, muhattap yerine kendisine tebligat yapılacak şahısların görünüşüne nazaran 15 yaşından küçük olmaması şartındaki yaşı 18’e çıkartmış olmaktır. Kanun koyucunun yaşı büyütme yönündeki değişikliğini onaylamakla birlikte, artık hüviyet şartı da kalktığından yeni nesil gençlerin yaşlarının tahmininin güçlüğü de bir sorun olarak ortaya çıkabilecektir. Kanun koyucu en azından bu yaş sınırındaki şahıslarda hüviyet şartını daim kılsa idi, belki bu şekilde yapılacak olan tebligatların geçersizliği problemi veya muhatapların tebligattan haberleri olmadığı yönündeki itirazları engellenmiş olabilirdi.

                            Yaş ve ehliyet şartı:Madde 22 - Muhatap yerine kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görünüşüne nazaran onsekiz yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması lazımdır.

                            Yasanın 23.maddesi, tebliğ işlemlerinde tebligata dair yapılan işlemlerin kaydedildiği tebliğ mazbatasının içeriği ile ilgili düzenlemeleri içeren 8 maddelik şartlardan 8.maddeye ekleme getirmek suretiyle, mazbatanın,tebliğ mazbatasını alan şahsın imzası ile, tebliğ memurunun isim soyad ve imzasını taşıyacağını düzenlemiştir. Böylelikle, işlemi yapa kişinin de açık bir biçimde belli oluşu sağlanmış, tebliğ imkansızlıklarının memur hatasına dayandığı durumlarda, sorumlu memuru bulmak kolaylaştırılmıştır. 

                            Tebliğ mazbatası:Madde 23 - Tebliğ bir mazbata ile tevsik edilir. Bu mazbatanın:

                            Tebliği çıkaran merciin adını,

                            Tebliği istiyen tarafın adını, soyadını ve adresini,

                            Tebliğ olunacak şahsın adını, soyadını ve adresini,

                            Tebliğin mevzuunu,

                            Tebliğin kime yapıldığını ve tebliğ muhatabından başkasına yapılmış ise o kimsenin adını, soyadını, adresini ve 22 nci madde gereğince tebellüğe ehil olduğunu,

                            Tebliğin nerede ve ne zaman yapıldığını, 21 inci maddedeki durumun tahaddüsü halinde bu hususlara mütaallik muame- lenin yapıldığını ve imtina için gösterilen sebebi,

                            Tebliğ evrakı kime verilmiş ise onun imzasıyla tebliğ memurunun adı, soyadı ve imzasını ihtiva etmesi lazımdır.

                            Tebligat yasası, özellikle taraflardan birinin yurt dışında olduğu ve de bu kişinin Türk olduğu zamanlarda yapılacak olan tebligatlarda izlenecek usulü de belirlemek gayesiyle 25.maddeye 25/a maddesini ekleyerek ayrı bir düzenlemeye tabi tutmuştur. 25/a maddesi, davalarda büyük zaman kaybına neden olan yurt dışı tebligatlarında izlenecek yolu, maddeye eklenen ve de tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğu’na başvurulmadığı taktirde tebligatın yapılmış sayılacağına, şayet muhatap başvurmakla birlikte tebelluğden imtina ettiği taktirde, buna dair düzenlenecek tutanak tarihinde tebligatın yapılmış sayılacağına ve de evrakın bekletilmeden merciine iade edileceğine dair süreye bağlanmış ve de sınırları belirlenmiş bir düzenleme getirmek suretiyle daha seri bir hale getirmiştir. Böylelikle sadece tebligatın dönmemiş olmasından dolayı henüz esasa ilişkin incelemelere dahi geçmeden defalarca ertelenme yoluna gidilen duruşmaların sayısı azalacaktır.   

Siyasi temsilcilik aracılığıyla yabancı ülkedeki Türk vatandaşlarına tebligat:

                            Kanun koyucu 25. maddeye eklediği yeni madde ile birlikte 25.maddenin yurt dışındaki Türk vatandaşlarına yapılacak tebliğe ilişkin 2.fıkrasını yürürlükten kaldırmıştır.

                            Madde 25/a-Yabancı ülkede kendisine tebliğ yapılacak kimse Türk vatandaşı olduğu taktirde tebliğ o yerdeki Türkiye Büyükelçiliği veya konsolosluğu aracılığıyla da yapılabilir.

Bu halde bildirimi Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğu veya bunların görevlendireceği bir memur yapar.

                            Tebliğin konusu ile hangi mercii tarafından çıkarıldığı bilgilerinin yer aldığı ve 30 gün içinde başvurulmadığı taktirde tebliğin yapılmış sayılacağı ihtarını içeren bildirim, muhataba o ülkenin mevzuatının izin verdiği yöntemle gönderilir.

                            Bildirimin, o ülkenin mevzuatına göre muhataba tebliğ edildiği belgelendirildiğinde, tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğu’na başvurulmadığı taktirde, 30.günün bitiminde yapılmış sayılır. Muhatap Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğu’na başvurduğu taktirde, tebliğ evrakını almaktan kaçınırsa bu hususta düzenlenecek tutanak tarihinde tebliğ yapılmış sayılır. Evrak bekletilmeksizin merciine iade edilir.

                            Yeni yasa ilanen tebligat işlemlerine dair 28.maddenin değişikliği ile, adresi bulunamadığından dolayı meçhul sayılıp ilan yoluyla tebligat yapılan şahıslarla ilgili olarak bundan böyle tebligatı çıkartan merciin, muhatabın adresini resmi veya hususi müessese ve dairelerden gerekli gördüklerine sorma ve zabıta vasıtasıyla tahkik ve tesbit ettirme eylemini, merciilerin keyfiyetinden çıkartarak, ilanen tebligatın bir şartı haline getirmiştir.

İlanen tebligat: Madde 28 - Adresi meçhul olanlara tebligat ilanen yapılır.

Yukarıki maddeler mucibince tebligat yapılamıyan ve ikametgahı, meskeni veya iş yeri de bulunamıyan kimsenin adresi meçhul sayılır. Adresin meçhul olması halinde keyfiyet tebliğ memuru tarafından mahalle veya köy muhtarına şerh verdirilmek suretiyle tesbit edilir.

Bununla beraber tebliği çıkaran mercii, muhatabın adresini resmi veya hususi müessese ve dairelerden gerekli gördüklerine sorar ve zabıta vasıtasıyla tahkik ve tesbit ettirir.

                            Yabancı memleketlerde oturanlara ilanen tebligat yapılmasını icabettiren ahvalde tebliği çıkaran merci, tebliğ olunacak evrak ile ilan suretlerini yabancı memlekette bulunan kimsenin malüm adresine ayrıca iadeli taahhütlü mektupla gönderir ve posta makbuzunu dosyasına koyar.

                            Mahkemelerde gerek davalarda gerekse diğer işlemlerde, tebligatlar pek çok sebepten aksamakta ve de bu durum işlemlerin gereksiz beklemesine sebep olmaktadır. İşlemlerin uzamasının en baş sebeplerinden biri de tebligat masraflarının dosyalara taraflarca yatırılmamış olmasından kaynaklanmaktadır. Yasada 34.maddeye eklenen fıkra ile yapılan değişiklikle bundan böyle adli, idari ve askeri kaza mercilerince yapılacak tebligatlarda giderler aksine bir hüküm olmadığı sürece peşin ödenecektir. Belirlenen süre içerisinde masrafı ödemeyen, talebinden vazgeçmiş sayılacaktır. Şayet  ödenmeyen tebligat gideri dava dilekçesinin tebliğine ilişkin ise HUMK nun Davaların İşlemden Kaldırılmaları ve açılmamış sayılmalarına ilişkin 409.maddesindeki uygulama devreye girecektir.

Tebliğ konusu başka bir evrak ise, tebliğ talebinden vazgeçilmiş sayılacaktır.

                            Kazai tebligat Şümulü:Madde 34 - Bu fasıl hükümleri adli, idari ve askeri kaza mercilerince yapılacak tebligat işlerinde tatbik olunur.

Yukarıdaki fıkra gereğince yapılacak tebligatlara ilişkin giderler 5.maddeye göre ödenir.Verilen süreye rağmen ödenmeyen tebligat gideri dava dilekçesinin tebliğine ilişkin ise Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 409.maddesi uyarınca işlem yapılır.Diğer hallerde tebligat konusu talepten vazgeçilmiş sayılır.

                            Sürekli adres değiştirmek suretiyle izini kaybettirmeye çalışan kişilere yönelik alınmış bir tedbir olarak görülebilecek 35.maddede yer alan değişikliğe göre ise, adres değişikliği konusunda bilgi vermeyen ve de yeni adresi tebliğ memurunca bulunamayan kişiler, tebliğ evrakının bir nüshasının eski adrese ait binanın kapısına asılmasıyla, asılma tarihinde tebligatı almış kabul edileceklerdir. Bundan böyle eski adrese çıkartılacak tebliğler de muhataba yapılmış sayılacaktır.

                            Adres değiştirmenin bildirilmesi mecburiyeti:Madde 35 - Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.

                            Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tesbit edilemediği taktirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına sılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.

Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır.

(Ek: 6/6/1985 - 3220/12 md.) Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkarlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır.   

                            Yasada yapılan değişiklikle, kendisine veya başkasına ait isim veya adresi yanlış bildiren şahıslar hakkında hükmedilecek para ve hapis cezalarında da artış yoluna gidilerek caydırıcılık unsuru kuvvetlendirilmeye çalışılmıştır.

                            Yanlış adres bildirmek: Madde 53 - (Değişik birinci fıkra: 6/6/1985 - 3220/16 md.) Bu Kanun mucibince tebligat yapılması gereken hallerde bir kimse kendisine veya başkasına ait isim veya adresi yanlış olarak bildirir ise fail hakkında bir milyar liradan üç milyar liraya kadar ağır para cezasına hükmolunur.

                            Eğer bu yanlış bildirme yüzünden her hangi bir gecikme veya zarar husule gelirse yukarıki fıkra gereğince verilecek para cezasına üç aydan bir yıla kadar hapis cezası da ilave olunur.

                            Yasa, muhatap yerine kendilerine tebligat yapılabilen şahısların bu tebligatları muhataba ulaştırmamaları veya gecikme ve zarara sebep olmaları hali ile tebligatı almaktan kaçınan muhataplar ile muhatap yerine kabule zorunlu olanlardan almayanlar hakkında uygulanan para cezaları da artırılarak, tebligat işlemlerinin önemi ve de ciddiyeti yerleştirilmeye çalışılmıştır.

                            Tebliğ evrakının muhatabına verilmemesi ve tebligatı kabulden kaçınma:Madde 54 - (Değişik: 6/6/1985 - 3220/17 md.) Muhatap namına kendilerine tebligat yapılan kimseler tebliğ evrakını muhataplarına en kısa zamanda vermedikleri ve bundan gecikme veya zarar vukua geldiği takdirde beşyüz milyon liradan iki milyar liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılırlar.

                            Kendisine yapılması gereken tebligatı almayan muhatap ile muhatap adına tebligatı kabule mecbur olup da tebligatı kabul etmeyenler hakkında da yukarıda belirtilen cezalar uygulanır.

                            Tebligat yasası tebliğ imkansızlığı sebeplerini en aza indirebilmek için özellikle para cezaları konusundaki yaptırımını daha ciddi hale getirmek amacıyla cezaları artırmış, bu hususa ilişkin Yalan Beyan başlıklı maddede de aşağıdaki şekilde değişiklikler olmuştur.

                            Yalan beyan: Madde 55 - (Değişik birinci fıkra: 6/6/1985 - 3220/18 md.) Kanunen daha ağır cezayı gerektirmeyen hallerde:

                            Muhatap kendisi hakkında tebliğ memuruna yalan beyanda bulunursa bir milyar liradan üç milyar liraya kadar,

                            Muhatap namına tebligat yapılabilecek bir kimse, bu Kanunun tatbiki dolayısıyla tebliğ memuruna muhatap hakkında yalan beyanda bulunursa beşyüzmilyondan iki milyar liraya kadar,

                            Muhatap olmadığı veya muhatap namına tebellüğ etmeye yetkisi bulunmadığı halde tebliğ memuruna hüviyet ve sıfatı hakkında yalan beyanda bulunarak tebliğ evrakını alan kimse birmilyardan üç milyar liraya kadar,

Ağır para cezası ile cezalandırılır.

                            Yukarıki bentlerde yazılı hallerde bir gecikme veya umumi veyahut hususi bir zarar husule gelirse fail hakkında ayrıca (a) ve (b) bentlerindeki fiiller için 3 aydan 1 yıla ve (c) bendindeki fiil için 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası hükmolunur.

                            Yasa tebliğ evrakının muhataba ulaşmasını engellemeye çalışan şahıslara karşı uygulanacak hapis ve para cezalarında da artış yoluna gitmiştir. Böylelikle hem muhatabın tebligattan haberdar olması sağlanacak, hem de haberi olmadığı yönündeki iddialardan uzaklaşılmış olunacaktır.

                            Tebliğ evrakının taliki ile ilgili suçlar:Madde 56 - (Değişik: 6/6/1985 - 3220/19 md.) Bu Kanun hükümlerine göre tebliğ evrakının veya ihbarnamenin talikine karşı koyanlar ile talik edilen bu kabil evrakı bulunduğu yerden koparan imha eden veya okunmaz hale getirenler hakkında 3 aydan 1 yıla kadar hapis ve beşyüzmilyonliradan üç milyar liraya kadar ağır para cezası hükmolunur.

                            Tebligat Yasası’nın 59.maddesi Tebliğ mazbatalı kapalı zarf içerisine konmadan gönderilebilecek evrak sayısında da kısıtlama yapmak suretiyle yalnızca davetiye, basit usulü muhakeme davetiyesi ile yemin davetiyesinin zarf içerisine konmadan gönderilebileceğini değişiklikle düzenlemiş, gıyap kararı ile muameleli gıyap kararı tebliğ varakasının zarf içerisinde gönderilmesi gerektiği zımnen kabul edilmiştir.

                            Tebliğ mazbatalı kapalı zarf:Madde 59 - Kanunun 1 İnci maddesinde yazılı mercilerden çıkarılacak tebliğ evrakı, tebliğ mazbatalı kapalı bir zarf içinde gönderilir.

                            Davetiye,basit usulü muhakeme davetiyesi, yemin davetiyesi bu zarfın içine konmadan da gönderilebilir.

                            Yasada yapılan değişiklik Bağımsız Bölüm Sahiplerine Tebligat başlıklı ek 1.maddeye de yansıyarak, maddede yer alan bağımsız bölümde fiilen oturan kişinin bulunmaması halindeki tebliğ usulüne dair boşluk giderilmiştir. Yapılan değişiklik sonrasında artık bağımsız bölüm sahipleri apartman yönetimi ve ortak giderlerle ilgili tebligatları alabileceği Türkiye içerisinde bir adresini yöneticiye yazılı olarak bildirmediği veya bildirdiği adrese tebligat yapılamadığı taktirde, tüm tebligatlar o kişiye ait bağımsız bölümde fiilen oturan şahsa yapılacaktır. Tebligat bağımsız bölüm sahibine yapılmış sayılacaktır. Tebligatın bir örneği apartman girişindeki ilan tahtasına asılacaktır.

                            Getirilen yeni düzenleme ile, şayet bağımsız bölümde oturan bulunmazsa, ilan tahtasına asılan tebligat örneği bağımsız bölüm sahibine yapılmış sayılır.

                            Kanun koyucu, bu maddede bağımsız bölüm sahibinin tebligatı öğrenmiş sayılacağı zaman konusunda ayrıca bir süre tayin etmemiştir.

                            Bağımsız bölüm sahiplerine tebligat:Ek Madde 1 - (6/6/1985 - 3220 sayılı Kanunun 20 nci maddesi gelen numarasız ek madde olup teselsül için numaralandırılmıştır.) Kat Mülkiyeti Kanununun uygulandığı hallerde, ortak taşınmazda oturmayan her bağımsız bölüm sahibi, apartman yönetimi ve ortak giderler ile ilgili tebligat yönünden geçerli olmak üzere, Türkiye'de bir adresini yöneticiye yazılı olarak bildirmek zorundadır. Apartman yönetimi ve ortak giderler ile ilgili tebligatlar bu adrese yapı- lır. Bağımsız bölüm sahibinin adres bildirmemesi veya yazılı olarak bildirdiği adrese tebligat yapılamaması hallerinde, bundan sonraki bütün tebligatlar, o kişiye ait bağımsız bölümde fiilen oturana yapılır. Tebligatın bir örneği apartman girişinde bulundurulacak ilan tahtasına asılır. Bağımsız bölümde fiilen oturana bu şekilde yapılacak tebligat, bağımsız bölüm sahibine yapılmış sayılır.

                            Bağımsız bölümde fiilen oturan yoksa ilan tahtasına yazılan tebligat örneği bağımsız bölüm sahibine yapılmış sayılır.

                            Tebligat yasası, yasalarımızın  pek çoğunda halen yer alan ve de anlamayı güçleştiren eski dildeki kelimeleri de türkçeleştirme yoluna giderek, kanunu dili yönünden  de güncel kılmıştır. Böylelikle yasada yer alan;

Posta Telgraf Telefon İşletmesi      yerine             Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü,
Cumhuriyet Müddeiumumiliği         yerine             Cumhuriyet Başsavcılığı
Hariciye Vekaleti                              yerine             Dışişleri Bakanlığı
Jandarma Umum Kumandanlığı     yerine             Jandarma Genel Komutanlığı

ibareleri yerleştirilmiştir. 

                            4826 Sayılı 19.03.2003 kabul tarihli iş bu değişiklik yaratan kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Bugün 16 ziyaretçi (47 klik) kişi burdaydı!
 
Asansör Bak.
Çatı Bakımı
HavuzBakımı
BahceBakımı
Isı Tasarrufu
Ev Bakımı
Yangın

Kat mülk.kanu.
Kat mülk.geçiş
Yargıtay karar.
Doğal afet sig.
Bilgi Bankası
Mevzuat
Ziyaretçi Deft.

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=